27 Ocak 2026 Salı

YAPAY ZEKA İLE


 Yapay Zeka ile yazar arkadaşlarımın buna benzer fotoğraflar oluşturuyorum. Amacım dayanışmadır. Sermayenin popülist sanatçıları varsa, bende teknolojiden faydalanıyorum. Bizimde dayanışmamız var. Her sanatçı arkadaşımın Yapay Zekayı öğrenmesi gerekiyor. Fotoğraftaki küçük kızım torunum Lena'dır. https://www.instagram.com/lenasmomblog/

23 Ocak 2026 Cuma


 

İnsan, ilk önce kendisini sorgulamalıdır. Sonrasında yaşadığı toplumu, devletini, dünya ülkelerini sorgulamalıdır. Devleti olmayanlar; ellerinden alınmış olanlar. Kimin ve niçin aldıklarını sorgulamalıdır.  Sorgulamayanlar, saltanat sürenlerin, savaş kışkırtıcılarının, ırkçılığı, faşizmi körükleyenlerin dediklerine inanır.

 Hüseyin Habip Taşkın

23.01.2026

22 Ocak 2026 Perşembe

                                                     SEN SUSMA

Sanatçılar susarsa, her yer karanlıkta kalır.

                                               Yaşam damarları kurur.

                                               Ölü toprak üzerine serpilir.

                                                        Değersiz olmamalı insanların yaşamı.

                                                        Ölüler konuşmaz, konuşturur.

                                                       Unutuldu sanırlar, unutturulmaz.

                                         Bir hançerdir acılar, insanın yüreğindedir.

                                         Derinliklerden sesler gelir, sesler çoğalır.

                                                       Aydınlanır her yer.

                                                       Sonsuzluğa akar gider.

                                                               Hüseyin Habip Taşkın

                                                                            19.01.2026

                                                                           

21 Ocak 2026 Çarşamba

GORİL VE İNSAN ( Kitap Tanıtımı )


GORİL VE İNSAN ( Kitap Tanıtımı ) : HÜSEYİN HABİP TAŞKIN

 Her yeri alt üst ediyorlar. Kötüler her türlü pisliği yapıyorlar. Dünya ülkelerindeki halklara yalanlar söyleyerek, çoğunluğunu inandırıyorlar. Pislikler her yerde oyun kuruyorlar. İyiler neden birleşemiyorlar?  Durmadan eziliyorlar...

Hüseyin Habip Taşkın



17 Temmuz 2025 Perşembe

ABDÜL KADİR KONUK’UN ANISINA





Yazar Sırrı Ayhan’ın derlemesiyle, Kitap ‘Sidar Yayınları’ndan çıkıyor. Suya Karışan Sürgün kitabını okudum. Beni 12 Eylül 1980 öncesine ve sonrasına götürdü.  Dostları Abdül Kadir Konuk’u Anlatıyor. Kitap sayesinde kendisini daha iyi tanıma fırsatını yakaladım. Onunla internet ortamında birkaç kez yazıştık.

Sırrı Ayhan gerçekten vefalı bir yol arkadaşıdır.  İçi ve dışı da birdir. Kendisiyle internet aracılığı ile ilişki kursamda dayanışma, paylaşma yapısı güçlüdür. Kitabı çıkarmakla sol ve sosyalist hareketim, partiyim diyenlerin yapmış olduğu ortak bir tavrını ortaya çıktığını arkadaşlarının, yoldaşlarının, gerek kendi anlatımlarıyla ortaya çıktığına inanıyorum.  

Öğretmenlikten o dönem, kendi aramızda adlandırdığımız profesyonel devrimciliğe geçiyor. Tariş ve Gültepe direnişlerinde önemli rol oynayanlardan biri olarak arkadaşlarının anlatımından ortaya çıkıyor. Kendini devrimci mücadeleye adıyor.  12 Eylül 1980 askeri darbesi döneminde cezaevine atılıyor. İdamla yargılanıyor.  Kitapları çıkıyor.

Cezaevinden parti tarafından değil, arkadaşları tarafından kaçırılıp yurt dışına çıkartılıyor. Zaman içinde partisinden düşünce olarak ayrılıyor.  Sonradan Kürt hareketinin içinde bulunan bir gazetede yazılarını yazıyor. Kısacası burada da aktif rol oynuyor.

Buradan da düşünce olarak ayrılıyor. Asıl sorun bana göre Abdül Kadir Konuk’un inişli çıkışlı yaşamı bundan sonra başlıyor. Yazılanlardan anlaşıldığı gibi bunalıma giriyor ve intihar ediyor. Sonuç olarak başarısız oluyor. Hakkında söylemler çıkıyor. Bir yandan parmakla gösterilecek kadar birkaç arkadaşı onu ziyarete gidiyor. Bir türlü bunalımı üzerinden atamıyor.

Beni 1976 ve şimdiki zamana götürdü. Geçmiş zamanda kendi hareketi içinde olanlara, kendi dışında herhangi bir dergiyi okumak ve arkadaş edinmek iyi gözle bakılmazdı. Sorumlular ve mücadele arkadaşları şunu derdi: “Revizyonist mi? Oportünist mi olacaksın? Ve buna benzer cümleler kurulurdu. Buradan şu anlam çıkıyor! Kullandığımız bir cümle vardı. Gruplar, hareketler içinde bulunan kişilere kemikleştirme işlemi yapıyor diyebiliyorduk.

12 Eylül 1980 askeri darbesini yaşayan birçok insanımız psikolojik travma yaşadı. Yaşamadım diyenlere katılmıyorum. Şuan bile o dönemi yaşayan arkadaşlarım ve duyduklarım var. Psikolojik tedavileri sürenler var.

Hepimiz siyasi parti ve grup, hareket ayrımı yapmadan gönüllü mücadele içinde olduk. Askeri darbede yenildik. Şubelerde, cezaevlerinde fiziki, psikolojik işkencelerden geçirildik.  Cezaevinden tahliye edilenler farklı alanlara kaydı.

Çok çabuk insanların harcandığı bir dönemde yaşadık ve yaşamaya devam ediyoruz. Hatalar zinciri oluştuysa bunda kadroların hatası olduğu kadar üst düzey yöneticilerinde hatası yok mudur? Bence yüzleşilebilseydi ve açıkça hatalar sıralanabilseydi. Bugün dağınık olmazdık.

Sonuç olarak geldiğimiz nokta açıkça gözüküyor. Mücadele veren her bir yoldaşa ve Abdül Kadir Konuk’a saygımla…

18. 07,2025 ikinci yıl dönümünde bir kitapla anmak, mücadele içinde olan her devrimcinin bir kitabı olması isteğimle.

Hüseyin Habip Taşkın

18.07.2025

 

 

12 Temmuz 2025 Cumartesi

DENİZ KIYILARI VE KOYLARI HALKINDIR BELEDİYE BAŞKANLARI HALKIMIZ GÖREVE



11.07.2025 tarihinde öğleden sonra  beş buçuğa doğru  ailelerimizle Urla Altın Köyün       plajına gittik. Her gittiğimizde plajın arka kısmına birileri etrafı çeviriyor. Babasının malıymışçasına... Üç tane ayrı ayrı yan yana dizilmiş işletme var. paralı giriş ve şezlong, tuvalet, şemsiye... duş paralı... 
 Yıllar önce ailelerle gittiğimizde çıplak ağaçların altında yerimizi alırdık. Orada oturanlardan para almaya çalışan ağacı gür olan mavi şemsiyeli yerden biri gelip bizden plaja giriş parası istemeden bizler karşı çıkarak:
"Burası halkın malıdır." dedikten sonra yanımızdan ayrıldı. 
  Son gittiğimizde çıplak ağaçların gölgesinde otururduk. Şimdi o ağaçlar çıplak. Mavi şemsiyeli olan yerdeki ağaçları gördünüz mü? Oradaki ağaçlar uzun ve dalları uzunca, yeşilliği boldur. Halk gölgelikte oturmasın diye bu ağaçlara ne yaptılar dersiniz? 
 Türkiye'deki tüm belediye başkanları şunu bilmelidir. Kıyılar halkındır. Denize özgürce girme yerleridir. Gittiğimiz bazı yerlerde göz ardı eden belediyeler var. Sözüm ranta göz yuman belediyeleredir. 
 Halkta kendi hakkı olan bu yerleri savunmaları gerekiyor. Sessiz kalma...



























 

YAPAY ZEKA İLE

  Yapay Zeka ile yazar arkadaşlarımın buna benzer fotoğraflar oluşturuyorum. Amacım dayanışmadır. Sermayenin popülist sanatçıları varsa, ben...